HASTALIK VE SAĞLIK REHBERİ
 

S

Sigara

1) Sigaranın toplumsal zararları nelerdir?
Sigara tiryakiliği en ölümcül toplumsal zehirlenme olayıdır. Her bir sigarada 4000 adet kanser yapıcı madde vardır. Dünya sağlık örgütü verilerine göre her yıl 5 milyon kişi sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeniyle ölmektedir. Ülkemizde 17 milyon sigara içicisi vardır. Ülkemizde yılda 15 milyon dolar sigaraya verilmekte olup tedavileri için 3 milyon dolar harcanmaktadır.

2) Tütün bağımlılığı nedir, insanlar niçin sigara bağımlısı olur ve bırakmakta zorlanırlar?
Tütün kullanımı süregelen, bulaşıcı ancak tedavi edilebilir bir hastalıktır. Sanıldığı gibi sosyal bir davranış değildir. İnsanlar sigaradaki NİKOTİN maddesinden dolayı bağımlı olurlar. Nikotin hem fizyolojik hem psikolojik bağımlılık yapar. El-ağız alışkanlığı da psikolojik olarak bırakma zorunluluğu yaşatır. Gün içinde yaşanan pek çok şey (kahve, çay, yemek) sigara içme dürtüsü yaratabilir.

3) Tütün bağımlılığı ölçümü nasıl değerlendirilir?
Kişinin nikotin bağımlılığı Fagerström bağımlılık testi ile ölçülür. 5 adet soruya verilen cevap bağımlılığın ölçümünü sağlar.

Bu sorular:
1) Günde kaç sigara kullanılmakta?
2) Yasak yerlerde sigara içme eğilimi var mı?
3) Sabah kalktıktan ne kadar süre sonra sigara içilmekte?
4) Hasta iken sigara içiliyor mu?
5) Sabahın ilk sigarası gün içinde içilen sigaralardan daha mı önemli?

Bu soruların cevaplarına göre puanlama yapılır. Puanlama ile az-hafif-orta-ağır bağımlılık belirlenir.

4) Sigara bıraktırmayöntemleri nelerdir?
Sigara içenlerin yaklaşık %70''i sigarayı bırakmayı isteme eğilimindedir.

Bırakma yöntemleri:

1) Kendi kendine bırakma %2-%3
2) Etkinliği kanıtlanmış tıbbi tedavi: Mutlaka uzman hekim kontrolünde yapılmalıdır.
3) Nikotin yerine koyma tedavisi (bant, sakız, inhaler, burun spreyi)
4) Sigara bıraktırma ilaçları (Zyban)
5) Bilimsel açıdan tartışmalı tedavi: Hipnoz-Akupuntur.
6) Davranış tedavisi olarak neler yapılmalıdır?

Ev ve işyerinde sigarayı hatırlatacak eşyalar kaldırılmalı
Aile fertleri ve iş arkadaşlarına bırakma kararından bahsedilmeli, destekleri alınmalıdır.
Yeni günlük aktiviteler belirlenmeli, egzersizlere başlanmalı
Sigara bırakma gününde; kararlılığı korumak çok önemlidir.
Gerginliği giderecek uğraşılar bulunmalı.
El-ağız alışkanlığı zorluyorsa; (bu istek 3-5 dakika sürer) 10 kez nefes alıp verme egzersizi bu isteğin kolay geçmesini sağlamaktadır.
Yemek sonrası sofrada oyalanmamalı; dişler hemen fırçalanmalıdır.

6) Tıbbi tedavi kimlere yapılır? Etkileri nelerdir, kimlerde kullanılmaz?
Destek ve davranış tedavileri ile beraber tıbbi tedavi uygulanması gerekli, hasta grubu; günde 15 taneden fazla sigara tüketenler ve sabah kalktıktan sonra ilk 30 dakikada sigara içenlerdir. Nikotin yerine koyma tedavisinde; özellikle nikotin bantları tercih edilmektedir.8 hafta uygun dozlarda kullanılır. Tedavi sırasında sigara mutlaka bırakılmış olmalıdır. Gebeler, emziren anneler, 18 yaş altındakiler, 6 hafta içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kalp ritmi bozukluğu olanlar ve beyin damarı hastalığı olanlarda kullanılmaz.

Sigara bırakma ilacı (zyban); nikotin açlığını ve nikotin yoksunluk semptomlarını azaltır. Sigaraya karşı tiksinti hissi uyandırır. Kilo artışını engellemede etkin bir tedavidir. 18 yaş altındakilerde, gebelerde, emzirenlerde, ağır karaciğer hastalığı olanlarda, epilensi (sara) hastalığı olanlarda kullanılmaz.

Bağımlılık testinde; nikotin bağımlılığı yüksek ise nikotin yerine koyma tedavisi ve sigara bırakma ilacı kullanımı tercih edilmektedir.

7) Sigarayı bırakmanın faydaları nelerdir?
Sigarayı bıraktıktan sonra;

20 dakika sonra nabız normale döner.
2 hafta-3 ay süresinde; Efor kapasitesi artar, koku ve tat alma duyguları gelişir.
Diş ve tırnakların sarı rengi kaybolur.
1. yılda; kalp krizi riski yarıya düşer
5. yılda; kanser riski yarıya düşer
10-15 yılda; felç ve kalp krizi riski hiç sigara kullanmamış bir kişi ile aynı seviyeye düşer.
Sigaraya harcanan para biriktirilerek;
1. yılda çocuğunuza bilgisayar
10. yılda araba alabilirsiniz.

Sünnet

1- Sünnet nedir ?
Erkeklerde penisin (cinsiyet organı) ön tarafında bulunan derinin cerrahi bir işlemle alınmasıdır.

2- Faydalar nelerdir ?
Sünnet olan kişilerde idrar yolu enfeksiyonu daha az görülmekte, penis kanserine hemen hemen hiç rastlanmamaktadır. Ayrıca sünnetli kişilerin eşlerinde genital kanserlerden serviks kanseri denilen rahim ağzı kanserine daha az rastlanmaktadır.

3- Sünnet için en uygun yaş nedir ?
En uygun yaş 7 civarında olarak düşünülmektedir.

4- Küçük yaşta sünnet yapılabilir mi ?
İdrar çıkışında darlık, penis ucundaki derinin sık sık kızarıp şişmesi, sık idrar yolu enfeksiyonu gibi nedenlerle küçük yaşlarda sünnet yapılması gerekmektedir.

5- Sünnet esnasında çocuk acı çeker mi ?
Bunun için yaşı uygun olan çocuklarda sadece o bölge uyuşturularak, küçük çocuklarda ise çocuk uyutularak herhangi bir acı duymaması sağlanmaktadır.

6- Sünneti çocuğa söylemeli mi?
Çocuğun psikolojisinin etkilenmemesi için yaşına uygun olarak uygun bir dille anlatılmalı ve korkutucu cümleler kullanılmamalıdır.

7- Sünnet sonrasında çocuk ne kadar sürede iyileşir?
Çocuktan çocuğa değişmekle birlikte kabaca bir hafta olarak söylenebilir.

Soğuk Hava Romatizmal Ağrıları Arttırıyor
Kış aylarında havadaki nemin artmasıyla birlikte, romatizma ve romatizma ağrısı çeken hastaların şikayetlerinde de ciddi artış görülüyor.
SOĞUK HAVA ROMATİZMAL AĞRILARI ARTTIRIYOR
ROMATİZMASI OLANLAR KIŞ AYLARINA DİKKAT
KIŞ AYLARINDA ROMATİZMAL HASTALIKLARDA ARTIŞ GÖRÜLÜYOR.
SOĞUK HAVALAR ROMATİZMAYA YOL AÇABİLİR

Kış aylarında havadaki nemin artmasıyla birlikte, romatizma ve romatizma ağrısı çeken hastaların şikayetlerinde de ciddi artış görülüyor.
Havanın nemi veya ısısı gibi klimatolojik değişikliklere bağlı olarak artış gösteren romatizma kişinin kas, eklem ve omurgayı ilgilendiren ağrı ve hareket kısırlığıyla yaşam kalitesini etkiliyor.
 
Doruk Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayla Yılmaz,”Soğuk hava,
yüksek basınç ve nem hastaların şikayetlerini arttırır. Bu duruma kadınlar erkeklere oranla
daha duyarlıdır. Osteoartrit (kireçlenme), fibromiyalji (yumuşak doku travması), Reynaud hastalığı,
kış mevsimi ile birlikte şikayetlerin arttığı romatizmal hastalıkların başında gelmektedir” dedi.
 
Uzun kış günlerinde güneş ışınlarından yeterince yararlanamayan hastaların ultraviyole ışığı
ve D vitamini sentezleyemediğini söyleyen Yılmaz, kemik zayıflıkları ve kemiklerde yaygın ağrı
sızlanma gibi şikayetleri azaltmak için D vitamini desteğinin alınması gerektiğini belirtti.
 
MİKROP KAPALI ORTAMLARDA DAHA ÇABUK YAYILIYOR
 
Kışın yaygın kas ve eklem ağrısına sahip olan olguların çoğunluğunda başta viral olmak üzere
çeşitli enfeksiyonların rol oynadığına dikkat çeken Yılmaz, boğazda bulunan bir mikrobun (streptokok)
üst solunum yolları enfeksiyonlarına yol açtığının altını çizdi. Yılmaz,  mikrobun
okul gibi kapalı ortamlarda daha çabuk yayılıp akut eklem romatizması
diye adlandırdığımız iltihaplı bir romatizma hastalığa yol açabileceğini ifade etti.
 
Doruk Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayla Yılmaz, Romotoid artrit(eklem intihaplanması) ve ankilozan spondilit(şekil bozukluğuna neden olan intihaplı romatizma)
gibi romatizmal hastalıklarda da havanın soğuması ve nem oranındaki artışla birlikte; eklem şişliği ile eklemlerdeki sabah sertliği süresindeki artışın doğru orantılı  olduğunu söyledi. 
Yılmaz; romatizmanın bel ve boyun gibi omurgayı ilgilendiren hastalıklarda özellikle soğuk hava akımından sonra ağrı ve hareket kısıtlığı olarak karşımıza çıktığına dikkat çekti.
Soğuk havaların romatizma hastalıklarının nedeni olmakla birlikte hastalığa zemin hazırlayan
ve mevcut hastalığı arttıran bir etmen olduğunu kaydeden Yılmaz; “Koruyucu önlemler olarak
mevsime uygun kıyafet ve ayakkabı seçimi, düzenli beslenmeyi, uzun süren eklem ve
omurga ağrılarda sadece havalara bağlanmayıp gerekli tıbbi araştırmalar yapılmasını öneriyoruz” şeklinde konuştu.
 

TIBBİ KADROMUZ

Doktorunuz hakkındaki detaylı bilgilere, hastane ve bölüm seçerek kolayca ulaşabilirsiniz.