Doruk Hastaneleri Page Banner

Meme Kanseri Nedir? Tedavisi ve Belirtileri Nasıl Olur?

Meme Kanseri Nedir? Tedavisi ve Belirtileri Nasıl Olur?
Paylaş

SİZİN İÇİN BURADAYIZ

Öneri ve Şikayetlerinizi Bize Yazın

* Bu alanlar gerekli

Dünya Sağlık Örgütü 2021 verilerine göre, sadece geçtiğimiz senede 2 milyon 300 bin kişinin meme kanserine yakalandığı açıklandı. Bu da 2020 yılında en sık karşılaşılan kanser türlerinin başında, akciğer kanserinin de ikinci sıraya düşmesine neden olan “meme kanserinin” gelmesine neden oldu. 40 yaşından sonra yapılan senelik rutin muayenelerin aksatılmaması, özellikle meme kanseri riski taşıyan kadınlar ve erkekler açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle rutin kontrollerin ihmal edilmemesi meme kanserinin erken teşhis ve tedavisi için son derece mühimdir.

 
 
 
 
 
 

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri her 10 kadından 1’inde gözlemlenirken, aynı zamanda kadınlar arasında en sık karşılaşılan kanser türlerinin başında “meme kanseri” yer alır. Meme kanseri, meme dokusunun içerisinde yer alan süt kanalları ve bezlerindeki hücrelerin bozularak kontrolsüzce çoğalmasına denir. Dünyada en sık kalp ve damar hastalıklarına bağlı gelişen ölümlerden sonra, ikinci sırada meme kanserinin olduğu tespit edilmiştir. Fakat günümüzde gelişen medikal tanı cihazları ve tedavi yöntemleri ile meme kanseri erken teşhis ile tedavi edilebilir hastalıkların arasında yer alır. Meme kanseri her ne kadar kadınları etkileyen bir kanser türü olarak görülse de, nadir olarak erkeklerde de meydana gelebilir. Erkeklerde meme kanseri görülme riski her % 100 kişiden 1 ya da 2’sini oluşturur.

Meme kanseri erken evrelerinde çok fazla belirti vermeyebilir, bu nedenle kadınlara her ay rutin olarak kendi kendini muayene etmesi tavsiye edilir. Meme dokusunda herhangi bir değişim gözlemlenmesi durumunda ise en kısa süre içerisinde bir hekimden randevu alması önerilir. Kendi kendine yapılan meme muayeneleri erken teşhis ve tedavi açısından oldukça önemlidir. Bunun dışında meme kanserinin erken teşhisi, rutin kontrol esnasında yapılan taramalarla mümkün olabilir. Özellikle 40 yaşından sonra kadınlara uygulanan meme ultrasonu ya da mamografi uygulaması gibi işlemler meme kanserinde erken teşhis için oldukça önemlidir. 

Kendi Kendine Meme Muayenesi Nasıl Yapılır?

Kadınlar her ay kendi kendilerini muayene ederek, memelerindeki değişiklikleri fark edebilir ve meme kanserinin erken teşhis edilmesine yardımcı olabilirler. Basit hareketlerle yapılan ve birkaç dakika süren meme muayenesi esnasında, meme veya koltuk altındaki şişlikler tespit edilebilir ya da çukurlaşmalar fark edilebilir. Bu nedenle kadınların kendi kendini aylık olarak kontrol etmesi önemlidir.

Kendi kendine meme muayenesinde, kişi öncelikle bir ayna karşısında ayakta durur ve ellerini arkada kavuşturarak memelerde simetri bozukluğu, renk bozukluğu ve çukurlaşma olup olmadığına bakar. Aynı işlem bir kez daha eller havadayken gerçekleştirilir. Daha sonra kişi yatağa uzanarak, sağ kolunu başının yanına doğru kaldırır ve sol elinin üç parmağı ile kontrole başlar. Bu kontrolde memenin dıştan uca doğru boyutuna bakılır. Bu esnada memede ele gelen şişlik ya da çukurlar var mı diye kontrol edilir. Son olarak hafifçe meme uçları sıkılarak akıntı olup olmadığı da kontrol edilir. Bu işlemler sırasıyla diğer meme için de yapılır ve muayene bitirilir. Kadınların kendi kendine yaptıkları meme muayenesi, meme kanserinin erken teşhisi ve tedavisinde etkilidir. 

 
 
 
 
 
 

Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Meme kanserinin belirtileri hastalığın ilk evrelerinde ortaya çıkmayabilir. Bu da hastalığın zamanla ilerlemesine ve semptomların kötüleşmesine neden olur. Meme kanserinin belirtileri arasında;

  • Meme bölgesinde şişlik
  • Koltuk altında şişlik
  • Meme simetrisinin bozulması
  • Meme başında kanama ya da akıntı
  • Meme şeklinde bozulmalar (içeri çökmesi ya içeri doğru çekilmesi) 
  • Kızarıklık
  • Yara oluşumu
  • Memede renk değişimi yer alır. 
 
 
 
 

Meme Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

Meme kanserinin nedenleri arasında en sık karşılaşılanlardan biri de aile öyküsünde meme kanseri olmasıdır. Meme kanseri her ne kadar kişilerin yaşam tarzı ve çevresel faktörlere bağlı gelişse de aile öyküsünde meme kanseri olması da başlıca nedenler arasındadır. Kadınlarda meme kanseri risk faktörleri arasında; 

  • İleri yaş
  • Kadın olmak
  • Ailede kanser öyküsü (özellikle meme kanseri)
  • Östrojen tedavisi
  • Doğum yapmamak
  • Doğum sonrası emzirmemek
  • Obezite
  • Geç menopoz yer alır. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Meme Kanserinin Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Meme kanserinin tanı yöntemleri arasında en sık tercih edilen yöntemler meme ultrasonu, mamografi ve biyopsi işlemidir. 40 yaş altı kadınlara her sene rutin taramalar esnasında meme ultrasonu uygulanırken, 40 yaş üstü kadınlara ise mamografi işlemi uygulanır. Hekim meme kanserinden şüphelendiği durumlarda, hastaya MR ya da diğer görüntüleme yöntemleriyle birlikte biyopsi işlemi de uygulayabilir. Kadınlara her sene yapılan bu rutin uygulamalar sayesinde meme kanseri olan birçok kadın erken teşhis alarak tedavi edilebilir. 

 
 
 
 

Meme Kanserinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Meme kanserinin tedavisindeki en önemli etkenlerden biri de kanserin hangi evrede olduğudur. Meme kanseri 4 evreden oluşur. Birinci evre 2 cm’den küçük ve henüz yayılım göstermeyen evredir. İkinci ve üçüncü evrede 2 cm’den büyük, lenf bezleri ve çevre organlara yayılım göstermeye başlamış hücrelere denir. Dördüncü evre ise akciğer, karaciğer, beyin gibi hayati organlara ve kemiklere yayılım gösteren evredir. Meme kanserinin tedavisinde uygulanacak olan yöntem hastalığın evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. 
Meme kanseri tedavisinde en sık duyulan yöntemlerden biri mastektomi yöntemidir.

Mastektomi yöntemi iki farklı şekilde yapılabilir bunlar; meme dokusu ve meme başı da dahil olmak üzere tüm memenin alınması yani total mastektomi ya da sadece tümörlü bölge ve etrafının alınması şeklinde yapılan kısmi mastektomidir. Cerrahi işlemler dışında meme kanseri tedavisinde (yine hastalığın evresi ve hastanın durumuna göre) uygulanan diğer yöntemler ise hormonal tedaviler, radyasyon tedavisi ve kemoterapi tedavisidir. 

 
 
 
 
 
 
 

Erkeklerde Meme Kanseri Riski Nedir?

Erkeklerde meme kanseri, kadınlara oranla daha nadir gözlemlense de, erkek hastalarda da hastalığın seyri, tanısı ve tedavisi için kadın hastalara uygulanan prosedürler uygulanır. Fakat meme kanseri erkek hastalarda genellikle ileri dönemlerde belirti verir ve bu da hastalığın geç fark edilmesine neden olabilir. Erkeklerde meme kanserinin ileri evrelerde ortaya çıkmasına yol açan en büyük sebeplerden biri de, erkeklerde meme kanserinin çok fazla görülmemesinden dolayı rutin muayenelerde kontrol edilmemesidir. Erken tanı ve güncel tedavi yöntemleri sayesinde, erkeklerde meme kanseri tedavi edilebilir kanser hastalıklarının başında arasında yer alır. Bunun için erkeklere (özellikle de aile geçmişinde sık kanser öyküsü olan) rutin kontrolleri esnasında, hekimlerinden meme muayenesi istemesi ve her sene düzenli olarak kontrol ettirmesi tavsiye edilir.

Meme kanseri kadınlarda olduğu gibi, erkeklerinde meme dokusunda meydana gelir. Bu nedenle kadın hastalardaki meme kanseri belirtileri erkek hastalarda da ortaya çıkabilir. Meme kanseri olan erkek hastalarda en sık şikayet edilen belirtilerden biri de, kadın hastalarda da gözlemlenen göğüslerden sıvı gelmesidir. Bunun dışında erkeklerde meme kanseri belirtileri arasında; memede birden ortaya çıkan kalınlaşma ya da şişlik hissi, memenin çukurlaşması, kabarması, kızarması, meme başlarının dışa ya da içe doğru dönmesi ve göğüslerde ağrı şikayeti yer alır. Erkek bireylerde bu şikayetlerden herhangi birinin görülmesi durumunda en kısa süre içerisinde konusunda uzman bir hekime görülmesi tavsiye edilir. Hekim meme kanserinden şüphelendiği durumlarda, kadın hastalara uygulanan prosedürleri uygulayarak hastadan; mamografi, meme ultrasonu ve gerekirse meme biyopsisi isteyebilir.

Erkek hastalarda meme kanseri risk faktörleri arasında; prostat kanseri, testis kanseri, orşit (testis iltihabı),  östrojen hormonun yüksekliği, kleinfelter sendromu, düşük androjen seviyeleri,  karaciğer hastalıkları, radyasyona maruz kalma ve özellikle de aile öyküsünde meme kanseri olan erkekler yer alır. Özellikle aile öyküsünde çok fazla kanser öyküsü olan erkeklere, rutin kanser taramalarını ihmal etmemesi önerilir.