EN ÇOK ARANANLAR

EN SON ARANANLAR

Grip ve Soğuk Algınlığı

Grip ve Soğuk Algınlığı
Paylaş
239

UZMANINA DANIŞ

Bize Yazın Sizi Arayalım

KVKK Metnini Kabul Ediyorum

Grip, influenza virüsünün neden olduğu, ekim sonundan nisan ayı başına kadar olan dönemde görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Soğuk algınlığı (nezle) ise influenza virüsü dışında rinovirüs, koronavirüs, adenovirüs ve respiratuar sinsitiyal virüsün (RSV) gibi ikiyüze yakın virüsün neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonudur.

Grip ve soğuk algınlığı, hasta bireylerin öksürme, hapşırma ve konuşma sırasında ağız ve burunlarından yayılan damlacıkların, sağlıklı bireyler tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşır. Ayrıca bu damlacıkların bulaştığı yüzey ve nesnelere temas edildikten sonra ellerin ağız, burun veya göze sürülmesi ile temas yolu ile de bulaşır. Hasta kişiler belirtilerin ortaya çıkmasından 1 gün öncesinden başlayarak hastalığın 5.-7. günlerine kadar bulaştırıcılık devam ederler.

Belirtiler grip virüsünün vücuda girmesinden 1-4 gün sonra başlar. Yüksek ateş, halsizlik, öksürük, baş ağrısı, boğaz ağrısı, gözlerde kızarıklık ve ağrı, kas ağrısı ve bazı suşlarda ishal görülebilir.

Grip ve soğuk algınlığı arasındaki fark;
  • Grip başlangıcı anidir ve fakat soğuk algınlığı belirtileri yavaş yavaş başlar.
  • Grip başlangıcı anidir ve fakat soğuk algınlığı belirtileri yavaş yavaş başlar.
  • Gripte öksürük, kas ağrıları, baş ağrısı, kırgınlık ve halsizlik belirgin görülürken soğuk algınlığında ise bu belirtiler nadir görülür.
  • Burun akıntısı, hapşırma ve boğaz ağrısı belirtileri soğuk algınlığında gribe göre daha sık görülür.

Grip sonrası sinüzit, akut otitis media-iç kulak enfeksiyonu, pnömoni- zatürre, bronşit, ensefalit- beyin iltihabı, böbrek yetmezliği, diyabetik durumun kötüleşmesi ve hatta ölüm gibi komplikasyonlar görülürken soğuk algınlığı sonrasında sinüslerde dolgunluk ve kulak ağrısı gelişebilir.

Grip ve soğuk algınlığı tanısı serolojik olarak hızlı antijen ve antikor testleri ve virüslerin genetik yapısını tespit eden moleküler testler ile konulur.

Tedaviyi semptomlara yönelik ateş düşürücü, ağrı kesici, sıvı alımının arttırılması ve istirahat oluşturur. Risk grubunda olanlara antiviral ilaçlar verilebilir.

Korunmada en etkili yol aşılamadır. Risk grubunda olan kişilerin her yıl aşılanması önerilir.

Risk grupları;
  • 65 yaş ve üzeri ve 2 yaş altı kişiler,
  • 6 ay - 18 yaş arasında olup uzun süre aspirin kullanması gerekenler,
  • Şeker hastalığı dahil herhangi bir metabolik hastalığı olanlar,
  • Astım dahil kronik solunum yolu hastalığı olanlar,
  • Kronik böbrek hastalığı olanlar,
  • Kronik kalp ve damar sistemi hastalığı olanlar,
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, immunsupresif ilaç kullananlar, HIV/AIDS hastaları),
  • Huzurevi, bakımevi vb. ortamlarda yaşayanlar
  • Aşırı kilolu olanlar
  • Gebeler

Ayrıca virüs bulaşından korunmak için; ellerin sık sık yıkanması, odaların havalandırılması, hasta kişiler ile mesafeli durulması, tokalaşma ve kucaklaşma gibi yakın temasta bulunulmaması, hasta kişilerin gerekmedikçe ziyaret edilmemesi, çok kalabalık ortamlarda bulunulmaması, masa, sandalye, telefon, kapı kolu, asansör düğmesi gibi sık temas edilen yüzeylerin sık sık dezenfektanlarla silinmesi önerilir.