Hanta Virüs Enfeksiyonları

Hanta Virüs Enfeksiyonları
Paylaş
Hantavirüs ilk defa 1978 yılında kemiricilerden izole edilmiş olsa da viral kanamalı ateş ve renal yetmezlik kliniği ile seyreden hastaların varlığı bin yıl öncesindeki Çin metinlerinde dahi bilinmektedir. Sonraki yıllarda birçok farklı ülkede çeşitli hantavirüs tipleri izole edilmiştir.

Günümüzde insanlarda hastalık etkeni olan 28’den fazla hantavirüs türü olduğu bilinmektedir. Eski dünya virüsleri olarak bilinen grup Asya ve Avrupa’da renal yetmezlikle seyreden hemorajik ateşli renal sendrom (HFRS) ve nefropatia epidemika kliniğine neden olurken, Amerika kıtasındaki yeni dünya virüsleri olarak adlandırılan grup daha çok hipoksi ve pulmoner tutulumla seyreden hantavirus pulmoner sendrom (HPS) veya hantavirüs kardiyopulmoner sendroma neden olur.

Virüs alındıktan sonra belirtiler genellikle 1 ila 8 hafta içinde ortaya çıkar.

Hantavirüs enfeksiyonları nadir görülen hastalıklardır. Ülkemizde 2009-2018 arasında 239 olgu tespit edilmiş bunlardan 13’ü hayatını kaybetmiştir. Olgu-ölüm oranı %5,44’tür.

Hantavirüslerin yaptığı majör klinikler ve bulaş yolları bilinse de dünyanın farklı yerlerinde henüz bilinmeyen patojenik etkiye sahip yeni hantavirüsler keşfedilmektedir . Günümüze gelindiğinde olgu sunumu şeklinde dünyanın dört bir yanından bazen hem HPS hem de HFRS kliniğinde olan veya her iki kliniğe de uymayan atipik seyirli hantavirüs olguları ve yeni hantavirüs tipleri bildirilmektedir

Hantavirüse karşı kesin etkili spesifik antiviral tedavi bulunmamaktadır. Erken tanı ve erken yoğun bakım desteği yaşam şansını artırır.

Korunma yollar: Fare giriş noktalarını kapatmak, gıda ürünlerini kapalı saklamak,kemirgenlerle teması azaltmak,temizlik sırasında eldiven ve maske kullanmak ve kuru süpürme yapmamaktır

CDC, kuru süpürmenin virüs partiküllerini havaya kaldırabileceğini belirtmektedir.

Sonuç olarak ; Hantavirüs enfeksiyonu nadir ancak ciddi seyredebilen bir zoonotik hastalıktır. Özellikle kemirgenlerle temas riski bulunan kişilerde korunma önlemleri büyük önem taşır. Erken tanı ve destek tedavisi ölüm riskini azaltmaktadır.